Yapay zeka alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, yıl sonuna kadar Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’nin güncellenmesi planlanıyor.

İlk strateji belgesinde Türkiye için fırsatlar ve olası riskler ele alınırken, bu alanda 50 bin kişilik nitelikli insan kaynağı ihtiyacı da ortaya konmuştu.
Bu doğrultuda yükseköğretim kurumlarında yapay zeka temelli programlar açıldı ve söz konusu programlara yoğun ilgi gösteriliyor. Eğitim, sağlık, dijital finansal teknolojiler, sürdürülebilirlik ve enerji ile tarım ve gıda gibi alanlar, veri kalitesi ve güvenliği açısından öncelikli tematik başlıklar arasında yer alıyor.
Yapay zeka alanında belirlenen bu başlıkların, hem kamu hem de özel sektör için önemli fırsatlar sunduğu ifade edilirken, yeni strateji belgesine ilave alanların da eklenebileceği belirtiliyor. Yapay zekanın, dijital dönüşüm sürecinde ülke için itici bir güç olacağı vurgulanıyor.
Etik ve düzenleyici çerçeve vurgusu
Dünya genelinde yapay zeka regülasyonlarına farklı yaklaşımlar bulunurken, Türkiye’nin bu modellerin güçlü yönlerini bir araya getirerek kendine özgü bir yol haritası oluşturması hedefleniyor. Etik kurallar ve temel standartların yasa seviyesinde belirlenmesi, teknik detayların ise ikincil düzenlemelerle güncel tutulması gerektiği ifade ediliyor.
Sanayi ve yazılımda yapay zeka etkisi
Yazılım alanında güçlü bir altyapıya sahip olan Türkiye’de, oyun sektörü başta olmak üzere birçok ürünün yurt dışına ihraç edilmesi dikkat çekiyor. Yapay zeka destekli otomasyon sistemleri sayesinde üretim süreçlerinin hızlandığı, ürün kalitesinin arttığı ve insan hatalarının azaldığı belirtiliyor.
Yapay zekanın karar destek sistemleriyle sanayicilere daha sağlıklı ve isabetli planlama imkanı sunacağı, geleceğe yönelik tahmin ve stratejilerin daha güçlü temellere oturacağı değerlendiriliyor.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |